Hacı Seyit 1943’ten beri… Dört kuşaktır Edremit Körfezi’nde zeytin ve zeytinyağı.
1900’lü yıllarda Mehmet Özden ile helvacılıkla, helva üretimi ve satışı ile başlar ailenin ticaret serüveni…
O zamanlar pek lokanta kavramı olmadığından zamanın meşhur “Helva Ekmek”, hatta “Halva Ekmek” kavramı köylüler arasında meşhurdur. Köylüler kendi aralarında kasabaya, ilçeye, pazara gitme kavramını Helva Ekmek ile özdeşleştirmişlerdir. Kasabaya inilip pazara gidildiyse mutlaka Helva Ekmek yenilmelidir. Yok eğer Helva Ekmek yenilmediyse o hafta pazara gidilmiş sayılmaz köylüler arasında.
1943 yılına kadar Mehmet Özden ile oğulları Seyit Ahmet Özden ve İsmail Özden birlikte yaparlar helva ticaretini…
1943 yılında Seyit Ahmet Özden (Dede), babasından ve kardeşinden ayrılıp kendi mekânını açar. Bu mekânda helva alım satımının yanında yağ zeytin ticaretine de başlamasıyla ayrı bir sektörde ticarete başlar… Sadece yağ zeytin değil, sabunun yanı sıra köylülerin ürettiği ve yetiştirdiği susam, badem, ceviz gibi ürünlerin de ticaretini yapar.
Önceleri sadece yağ zeytini üreticiden alıp tüketiciye satımıyla başlayan ticaret, sonrasında alınan zeytinlikler ve o zeytinliklerden alınan ürünler ile birlikte hem zeytin yetiştiriciliği ve üretimi, hem de toptan ve perakende işin boyutu değişir. Zamanın tek arabalarıyla özellikle Balıkesir’in Salı Pazarı ticaretlerinin dönüm noktasını oluşturur.
Seyit Ahmet Özden’in tek oğlu Muammer Özden (D.T. 1954), çocukluk yıllarından beri kâh dükkân, kâh Salı Pazarı, kâh zeytinlikler derken o koşuşturmalar sonrasında 1985 yılında babası Seyit Ahmet Özden’in resmen emekli olmasıyla (fiilen değil) işin başında bulur kendisini…
Muammer Özden, zeytin ve zeytinyağı alım satımının yanı sıra 90’lı yıllarda toptan bitkisel yağ ticaretine atılarak ilçedeki bitkisel rafineri yağ tesisinin kapanmasını fırsat bilerek sektördeki boşluğu iyi değerlendirir ve ticaret hacmini artırır. O zamanlar süpermarketlerin şu andaki gibi yaygın olmaması ve semt pazarlarındaki hareketlilik nedeniyle özellikle pazarcılara toptan satış hacminde ciddi bir potansiyele ulaşılır. Bu ticaretten sağlanan gelirler zeytinlik gayrimenkul alımına aktarılır ve ilçenin gözde mevkilerinde ciddi miktarda zeytin sayılarına ulaşılır.
2009 yılında Muammer Özden’in tek oğlu Seyit Özden, İstanbul’da üniversite eğitiminin ardından aile istişaresiyle, kendi işinin sahibi olmak ve mevcut aile işletmesini geliştirmek maksadıyla memleketi Havran’a döner. Baba Muammer Özden ile birlikte ortak bir şirket kurulur. Zeytinyağında yıllardır süregelen işin uzmanlığı, bu alanda alınan eğitimler, bilgi ve deneyimlerle “Dr. Yağcı” markası tescil edilir. Gerekli üretim izni belgeleri alınır. Zeytin ve zeytinyağı ile ilgili bütün süreç yeniden yorumlanır; daha kaliteli ve butik üretim hedeflenir.
Zeytinliklerin bakımı, işlenmesi ve zeytin hasadında İyi Tarım’a geçilir. Alanında uzman tarımsal danışmanlar ile birlikte zeytinin tarladaki ve sonrasındaki işlemleri kontrol altına alınır. Zeytin hasadında ağaca zarar vermemek, hasarsız ürün almak ve maliyetleri düşürmek maksadıyla makineli hasada geçilir. Daha kaliteli yağ ve zeytin için erken hasat yapılır (Ekim ve Kasım aylarında).
Zeytin toplandıktan sonra çuvala konmak yerine kasalara konulur ve beklemeden, ivedilikle, daha önceden randevusu alınmış anlaşmalı fabrikaya sıkım için ulaştırılır. Ve bu sayede çok kaliteli erken hasat soğuk sıkım zeytinyağları elde edilir.
İlk defa katıldığımız 05.04.2016 tarihinde, Zeytin Dostu 9. Ulusal Zeytinyağı Yarışması’nda Gümüş Madalya alındı.
Elde edilen zeytinyağları, zeytin ve sabunlar toptan ve perakende olarak hem internet ortamında hem de Havran’daki satış yerlerinde satışa sunulmaktadır. Satışların çoğunluğunu dükkândan yapılan toptan alışverişin yanı sıra kargo ile gönderim yapılan perakende tüketicilerin yaptığı alışverişler sağlamaktadır.